İklim Politikaları

Evet, bilim insanları uyarıyor. Hem de hazırlıklar yapılmazsa her şey için çok geç olacağını söylüyorlar. Burada da en ağır bedeli yoksullar ödeyecek.

Küresel Adaptasyon Komisyonuna göre önümüzdeki 10 yıl içerisinde 2 trilyon dolara yakın yatırım yapılması gerekiyor.

Gereken hazırlıkların yapılmaması, yoksulluğa, kuraklıklara ve göç dalgalarına neden olacak. Komisyonun hazırladığı raporda neler yapılması gerektiği de yazıyor.

Erken uyarı sistemleri, altyapı değişikliği, kuru tarımın geliştirilmesi, mangrov ormanlarının ve su kaynaklarının korunması. 10 yıl içerisinde bu adımlar atılırsa, iklim değişikliğiyle ilgili dünya “yararlı” bir adım atmış olacak. 

Peki, dünyada neler yapılıyor dersiniz? Ülkeler bunun için adım atıyor mu?

Ülkelerin iklim politikaları neler?

Avrupa Birliği ülkeleri

Pek çok Avrupa Birliği (AB) ülkesinde, emisyonların azaltılması hedefleyen ulusal programlar kabul edildi. AB’nin uzun süreli iklim değişikliği planları arasında Avrupa İklim Değişikliği Programı da var. Programda şunlar yer alıyor:
– Daha fazla yenilenebilir enerji kullanımı
– Binalarda, endüstride, elektrikli ev aletlerinde enerji verimliliği konusunda iyileşmeler
– Araçlardan kaynaklanan karbondioksit emisyonlarının azaltılması
– Atık depolamadan kaynaklanan emisyonların azaltılmasına yönelik tedbirler.

İtalya

Son günlerde Venedik sular altında. Uzmanlar, iklim değişikliği nedeniyle Venedik’in tamamen sular altında kalabileceğini söylüyor. Şehirde su seviyesi şimdiden 2 metre kadar yükseldi. İtalya gelecek yıldan itibaren, iklim değişikliği ve sürdürülebilir kalkınma derslerini okullarda zorunlu ders olarak okutacak ve bu dersleri müfredata alan ilk ülke olacak.

Almanya

Fosil yakıtlı araçlar, büyük şehirlerde yaşanan hava kirliliğinde önemli bir yer tutuyor. Araçların yasalanması içinse planlamalar yapılıyor. Almanya’da da yüksek zehirli egzoz gazı salan eski model dizel motorlu araçlarla ilgili çalışmalar hız kazandı ve ülkede dizel araçlar yasaklanıyor.

ABD

1 Haziran 2017’de Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump, Paris İklim Anlaşması’ndan çekileceğini duyurmuştu. Sebebi ise Trump’ın, anlaşmanın iklim değişikliğiyle mücadeleyi değil, diğer ülkelere ABD’ye karşı ekonomik avantaj kazandırmayı amaçladığını savunmasıydı.

Anlaşma, ülkelerin iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı hazırlıklı olmasını, gelişmekte olan ülkelerin temiz enerjiye geçiş süreçlerinde maddi olarak desteklenmelerini amaçlıyor.

Anlaşmanın yasal hükümlerine göre, ABD’nin çekilme talebinin kabul edilmesinden sonra süreç 1 sene daha sürecek. ABD’nin anlaşmadan resmi olarak çekilmesi Kasım 2020’yi bulacak.

Türkiye’de neler yapılıyor?

İklim değişikliğine karşı dünyanın en hassas bölgelerinden biri olan Türkiye’de de iklim politikaları yürütülüyor. Bunlardan biri de İklim Değişikliği Eylem Planı 2011-2023.

Türkiye Cumhuriyeti İklim Değişikliği Eylem Planı 2011-2023

Enerji Sektörü

Yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı artıyor. Elektrik dağıtımında kayıp ve kaçaklar azaltılıyor.

Temiz kömür teknolojileri ve verimlilik artırıcı önlemler uygulanarak elektrik üretiminde kömür kullanımından kaynaklanan sera gazı emisyonunun sınırlandırılması amaçlanıyor.

Sanayi Sektörü

2023 yılına kadar sanayi sektöründe üretilen GSYİH başına eşdeğer C02 yoğunluğunun azaltılması amaçlanıyor.

Atık Sektörü

2023 yılı sonuna kadar ülke genelinde entegre katı atık bertaraf tesislerinin kurulması ve belediye atıklarının %100’ünün bu tesislerde bertaraf edilmesi planlanıyor.

Tarım Sektörü

Toprakta tutulan karbon stok miktarını belirlemek ve artırmak uygulanan politikalar arasında. Bitkisel ve hayvansal üretimden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının artış hızı azaltılıyor.

Bina Sektörü

2023 yılında en az 1 milyon konut ile toplam kullanım alanı 10 bin metrekarenin üzerindeki ticari ve kamu binalarında standartları sağlayan ısı yalıtımı ve enerji verimli sistemlerin oluşturulması amaçlanıyor.

Binalarda yenilenebilir enerji kullanımı artırılıyor. Yerleşmelerden kaynaklanan sera gazı emisyonları da sınırlandırılıyor.

Ulaştırma Sektörü

2023 yılı itibariyle karayollarının yük taşımacılığındaki payının %60’ın altına, yolcu taşımacılığındaki payının %72’ye düşürülmesi belirlendi.

Bireysel araç kullanımından kaynaklı emisyon artış hızının sınırlandırılıyor. Ulaşım sektöründe alternatif yakıt ve temiz araç teknolojilerinin kullanımın yaygınlaştırılması yaygınlaştırılıyor.